Rahim içi yapışıklık rahimdeki dokularda kısmı olarak meydana gelen ya da tamamında görülen yapışıklık durumudur. Halk arasında ‘rahimde yapışma’ adıyla da bilinen bu sorun çok sık ortaya çıkan problemlerden biri değildir. Gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkelerde daha sık yaşandığını söyleyebiliriz. Çoğunlukla çeşitli nedenlere bağlı olarak rahim içine uygulanan operasyonlardan sonra meydana gelen Asherman sendromu maalesef rahimde tıkanma gibi çeşitli sorunları da beraberinde getiriyor.

Cerrahi müdahale sonrasında rahim içi dokusunun problemli bir şekilde iyileşmesi sorunu olan yapışıklığa nasıl tanı konduğunu ve bu sorunun ultrasonda görülüp görülmediğini inceleyeceğiz. Ancak öncesinde neden böyle bir doku yapışıklığının ortaya çıktığını daha detaylı mercek altına alalım.

Rahim İçi Yapışıklar Neden Oluşur?

Cerrahi müdahaleler rahim içi yapışıklık sorununun en yaygın nedenidir. İstenmeyen gebelikleri sonlandırmak amacıyla gerçekleştirilen kürtaj sonrasında rahim içi dokuların iz bırakarak iyileşmesi nedeniyle bu problem ortaya çıkabiliyor. Aynı zamanda kürtaj işleminin hatalı ya da özensiz bir şekilde yapılmasının da söz konusu soruna yol açabildiğini söyleyebiliriz. Kimi zaman da işlem esnasında enfeksiyon gelişiyor ve bu da dokuların iyileşme sürecini olumsuz yönde etkiliyor. Bu durum da beraberinde söz konusu sorunu getiriyor.

Kürtaj sırasında rahim içinin tam olarak temizlenememesi, içeride parça kalması rahim içi yapışıklık sorununun bir başka nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca nedbe dokusunun oluşması kürtaj sonrasında yaşanan sorunlardan biridir ve bu da maalesef yapışıklığa neden olabiliyor.

Bu işlem esnasında endometrium tabakasının derinliklerine zarar verilmiş olması ya da parça kalması nedeniyle ikinci kez kürtaj yapılması da doku yapışıklığının nedenleri listesinde yer alıyor. İkinci kez kürtaj yapıldığında söz konusu sorunun oluşma riskinin % 40 dolaylarında olduğunu söyleyebiliriz. Tüm bunlarla birlikte sezaryen işleminin hatalı yapılması ve myomektomi sorununun da yapışıklığa neden olabildiğini belirtebiliriz.

Elbette Asherman sendromu genellikle cerrahi operasyonlardan sonra gelişse de hiçbir operasyon geçirmemiş olan kadınlarda da bu sorun meydana gelebiliyor. Örneğin uzun süreli ya da şiddetli pelvik iltihabının rahim içindeki dokulara böyle bir soruna yol açtığı biliniyor. Veren yine bir başka neden olarak karşımıza çıkıyor. Kan yolu ile akciğerden pelvik bölgeye verem enfeksiyonunun ulaşması mümkündür. Bu durum rahim içinde ya da fallop tüplerinde yapışıklığa neden olabiliyor. Schistosomiasis adı verilen bir parazit türü de rahim içi dokularda yapışıklığa sebebiyet verebiliyor.

İlginizi çekebilir –> https://drtugrulabacioglu.com/vajinal-akinti/

Belirtileri Nelerdir?

Rahim içi yapışıklık belirtileri

Maalesef rahim içi yapışıklık her hastada belirti gösteren bir sorun değildir. Zira belirti göstermiyor olması tanı konmasını da geciktirebiliyor. Genellikle kürtaj sonrasında hastalarda bazı şikayetler ortaya çıkıyor ve yapılan muayene sonrasında bu sorunun mevcudiyeti tespit ediliyor. Yaygın şekilde görülen rahim içi yapışıklık belirtilerini şu şekilde sıralamak mümkün:

  • Adet kanamalarının kesilmesi (amenore)
  • Adet kanamasında kan miktarının azalması
  • Kısırlık (infertilite)
  • Tekrarlayan düşükler

Bu belirtiler sadece söz konusu dokularda yapışıklık meydana geldiğinde görülmüyor. Aynı zamanda farklı hastalıkların belirtisi olarak da görülebilir. Kadınların bu ve benzeri belirtiler ile karşılaştıklarında hiç zaman kaybetmeden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşmeleri gerekiyor.

Tanısı Nasıl Konulur?

Hastaya Asherman sendromu tanısı konması için ir dizi muayene ve tetkiklerin yapılması gerekebilir. Mikro kamera ile rahim içinin görüntülenmesi son derece basit bir işlemdir ve tanı konmasında da büyük önem taşıyor. Son derece küçük ebatlarda olan kamera ile rahim içerisindeki dokular gözden geçirilebiliyor ve bu sayede yapışıklık olup olmadığının anlaşılması da kolaylaşıyor.

Bu işlem hasta açısından da gayet konforlu bir süreçte tamamlanıyor. Acı ya da ağrıya neden olan bir işlem olmadığından hastaya görüntüleme öncesinde anestezi uygulanmasına da ihtiyaç olmaz. Rahim içinin görüntülenmesini sağlayan bir diğer yöntem de kısaca HSG olarak adlandırılan histerosalfingografi tetkikidir. Toplumda ‘ilaçlı rahim filmi’ ya da ‘tüp filmi’ gibi isimlerle de bilinen bu yöntem sayesinde de hastaya tanı konması mümkün olabiliyor.

Bu arada rahim içi yapışıklık derecesinin de mutlaka hekim tarafından bilinmesi gerekiyor. Tedavi seçeneklerinin bu bilgi ışığında değerlendirildiğini söyleyebiliriz. Bu sorunun dereceleri aşağıdaki gibidir:

Minimal

Rahim içi boşluğunun % 25’inden daha az alanda yapışıklık sorunu mevcutsa minimal olarak değerlendirilir. Minimal doku yapışıklığında tüp ağızları ve aynı zamanda rahim içi boşluğunun üst bölümü açıktır.

Orta

Rahim içi boşluğunun % 25’i ile % 75’i arasında bir doku yapışıklığının mevcut olması durumudur. Bu derecede tüp ağzı ile rahim boşluğunun üst bölümü doku yapışıklığından kısmen de olsa etkilenir.

Şiddetli

En üst derecede rahim içi boşluğunun % 75’inden daha fazla alan yapışıklıktan etkilenmiş durumdadır. Bu nedenle rahim içi boşluğunun üst kısmı ve fallop tüpleri söz konusu sorundan etkilenir.

Tedavisi Nasıldır?

Rahim içi yapışıklık tedavisi

Elbette rahim içi yapışıklık tedavisi her hastada aynı prosedürle uygulanmaz. Yapışıklığın derecesi ve rahmin hangi bölgelerini etkilediği gibi durumlar da dikkate alınır. Yapışıklık derecesine bağlı olarak spiral uygulaması tercih dilebilir. Hormon tedavisi bir diğer seçenektir ve hormon tedavisi ile rahmin kendi kendini temizlemesi denenebilir. Ancak bu yöntemlerin uygulanabilmesi için yapışıklığın çok fazla ilerlememiş olması gerekiyor. İlerlemiş olması durumunda da tedavi olarak cerrahi müdahale tercih edilebilir.

Şayet Asherman sendromu cerrahi müdahale ile tedavi edilecekse en güvenli yöntemin histeroskopi olduğunu belirtebiliriz. Histeroskopi sonrasında hastaya östrojen hormon tedavisinin de uygulanması gerekebilir. Tedaviye karşın rahim içi dokularda yeniden yapışıklık meydana gelebilir. Bu risk nedeniyle hastaya rahim iç araç da uygulanabilir. Rahim içi araç yaklaşık 2 ay boyunca rahimde kalıyor ve sonrasında basit bir işlem ile çıkarılıyor.

İlginizi çekebilir –> https://drtugrulabacioglu.com/cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar/

Ultrasonda Görülür mü?

Kadınlar rutin ultrason kontrollerinde rahim içi yapışıklık durumunun tespit edilip edilemeyeceğini de merak ediyor. Ancak rutin kontrollerde bu sorun tespit edilmeyebilir. Zira görüntülenebilse bile rahmin hangi bölgelerinin yapışıklıktan etkilendiğinin de belirlenmesi gerekiyor.

Bu nedenle çoğunlukla HSG yani ilaçlı rahim filmi çekilmesi ya da mikro kamera ile rahim içi yapışıklık durumunun gözden geçirilmesi gerekiyor. Rutin kontrollerde şikayetlerinizi doktorunuz ile paylaşmanız durumunda gerekli muayene ve tetkikler yapılacaktır. Bu sayede erken tanı mümkün olabilir ve yapışıklığın derecesi ilerlemeden hastaya müdahale edilmesi, tedavi uygulanması mümkün olabilir.

Asherman Sendromu Nasıl Anlaşılır?

Kadınların rahim içi yapışıklık durumunu kendi kendilerine anlamaları pek mümkün olmuyor. Genellikle belirtiler ortaya çıktığında bu şikayetler nedeniyle kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvuruluyor. Yapılan muayene ve tetkiklerde söz konusu soruna dair tanı konuyor. Adet kanamalarının birden kesilmesi ya da azalması gibi şikayetler bu noktada önem taşıyor.

Adet düzensizlikleri çok sayıda farklı hastalığın da belirtisi olabiliyor. Tedavi sonrasında hastanın adet düzensizliği ile ilgili şikayetlerinin de tamamı ya da çok büyük bir bölümü ortadan kalkıyor. Bu sorunun % 75 oranında giderilebildiğini söyleyebiliriz. Tedavinin ne kadar sürdüğü sorusunun yanıtı ise her hastada aynı değildir. Ancak tedavi sonrasında kontrol muayenelerinin de aksatılmaması gerekiyor. Konuyla ilgili sorularınızı yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Mutlaka okumalısınız –> https://drtugrulabacioglu.com/rahim-duvari-kalinlasmasi/

 

Konu ile alakalı detaylı bilgi için bizlere ulaşabilirsiniz.
Tel: +90 531 027 77 77
Mail:info@abacioglu.com.tr